KEBİKEÇ

25 Mayıs 2011 Çarşamba

BİLKENT ROTARY 2011 MESLEK ÖDÜLÜ GÜLÜM PEKCAN'A




Bilkent Rotary Kulübü 2011 Meslek Ödülünü Koreograf-Eğitmen-Dansçı Gülüm Pekcan'a vermeye değer gördü.




Ödül; mesleği ile ülkesine hizmet eden, istikrarlı bir meslek hayatı sürdüren, projeler üreten, sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yaparak uzman olduğu alanda fayda sağlayan  kişilere veriliyor. 

Meslek hayatının 25 yılında ülkemizi yurt içi ve dışında festivallerde temsil eden, verdiği workshoplarla daha geniş kitlelere ulaşan ve pekçok ödül sahibi sanatçı; 14 senedir engellilerin sanat içinde sanatla yaşamasına yönelik çalışmalar yürütüyor.


Sanatçı ödülünü 29 Mayıs Pazar günü  O.D.T.Ü VİŞNELİK MEZUNLAR DERNEĞİ TESİSLERİ'nde Saat 13.00 da başlayacak programda alacak.

Programda; Gülüm Pekcan'ın kurucusu olduğu ve Türkiye'nin ilk engelli ve engelsiz dansçılarından oluşan DEVİNİMLER YAŞAMA SEVİNCİ DANS TOPLULUĞU 'KAVUŞMA' adlı oyunuyla bir de gösteri sunacak.


24 Mayıs 2011 Salı

ALEMLER İÇİNDE GÖZYAŞI


ALEMLER İÇİNDE

Binbir alem içinde binbir alem
Oysa ki biz biliriz tek bir alem

Var aslında tek bir yüce kalem
O’nun için birdir binbir alem.





GÖZYAŞI

Akmadıkça gözyaşı,
Dinmez bir türlü.

Çünkü zordur,
Yıkamak acıları.


                                                        yazan: Özlem PEKCAN

20 Mayıs 2011 Cuma

EVLENMEK ZOR ZANAAT




Yazan: Yelda S.

Rivayet odur ki; öğrencileri Socrates’e hangisinin daha iyi olduğunu sormuşlar, evlenmek mi, yoksa evlenmemek mi. O da cevap vermiş: “Hiç fark etmez. Nasılsa her halükârda pişman olacaksınız.”

Evlenmek murada ermek ise, bu evliliğin ne şekilde olacağı konusu da önemli ve ince bir mevzu. Bildiğiniz gibi, evlenirken çiftler ve aileler birçok konuda seçim yapmak zorundadır. Gelinlik, damatlık, takılar, oturulacak ev, alınacak eşyalar, nikâhın veya düğünün şekli gibi… Bu konularda tarafların taşıyabileceklerini seçmeleri memnuniyetlerini etkileyecektir.

Meselâ, gelinlik, ister gösterişli isterse sade olsun, her kadının rüyasıdır. Her kadının kendi tarzına göre bir gelinlik arzusu vardır. Bu yüzden: “…gelinliğe ne gerek var…”, ya da “…çok gösterişli değil mi?...” gibi üçüncü kişilerin kullandığı ifadeler, ne kadar iyi niyetli olsa da heves kırıcı, hatta incitici olabilir. Düşünün; gelinlik kaç kere giyilebilir ki?

Ben bir kadın olarak, bütün dikkatlerin üzerinde olacağı geline, gelinlik seçiminde saygı gösterilmedir derim. Bu arada, damatları da unutmamak gerek. Onların da istekleri vardır muhakkak, ama bazen gelin ve onun istekleriyle uğraşmak, bunların gümbürtüye gitmesine neden olabiliyor!

Diğer bir esaslı konu da; nikâh meselesi! Oda nikâhı, yıldırım nikâhı, nikâh salonunda veya düğün gibi bir sürü yöntemden hangisinin tercih edileceği olayı yani.

Buraya kadar törensel kısmını anlattım, bir de yaşam alanın düzenlenmesi kısmı var; seçilecek ev, eşyalar ve bunların maddi boyutu başlı başına bir konudur.

İşin aslı: “Evlenirken Gelini Çıldırtan On Şey” diye başlayacaktım, ancak yazdıkça fark ettim ki; iki farklı bireyin ortak bir yaşamı karşılıklı sürdürme becerisi evlenmek. Bu duruma bağlı olarak daha işin başında, yani evlilik hazırlıkları esnasında gelini de, damadı da çıldırtacak şey sayısının, on değil, yüz belki de bin olması çok muhtemel. Zira iki insanı bir araya getirmek kolay değil, hele bir de onların ailelerini bir araya getirmek başlı başına bir vak’a.

İşin özü bence, her iki tarafın da çıldırmadan, olayın temel unsuru iki kişinin yani gelin ve damadın kendi tercihlerini dikkate alarak, asgari müşterekte kırıp dökmeden buluşabilmeleridir. Geriye kalan da söylenecek iyi dileklerdir.

Ne diyelim: “Allah mesut etsin!”


18 Mayıs 2011 Çarşamba

KADINLARI ANLAMA KILAVUZUNUN EL KİTABI ÇIKTI!


Gönderi: Yaşar Kardeş


Arkadaşlar, bütün erkeklere büyük bir sevinçle bu müjdeyi veriyorum..


Yıllardır kangren olan eşiniz, kızarkadaşınız yaptığı saçma sapan ve anlaşılmaz davranışlarda, gerçekte ne düşünüyor, ne demek istiyor sorularına sonunda yanıt bulabileceğiniz, büyük kültür hazinesi özeti olan Kadınları Anlama Kılavuzunun el kitabı şeklindeki özeti piyasaya çıktı.

Kapsamlı ve detaylı bir çalışmanın, dar kapsamlı ön hazırlığı olan bu kitabı zaman geçirmeden edinin. Böylece eşiniz, kız arkadaşınızla aranızdaki sorunları bir nebze olsun ortadan kaldırabilirsiniz.



Bayanlar bu el kitabını eşlerinize, erkek arkadaşlarınıza hediye edin, böylece onun sizi kolayca ve kısa sürede anlamasına yardımcı olacaksınız..


Aşağıda, sözkonusu el kitabını ve bunu edinmiş mutlu bir tüketicinin resmini görüyorsunuz....

Finally a book for all MEN to understand WOMEN....


17 Mayıs 2011 Salı

SANAL ALEMDE TOPKAPI SARAYI



Bu hafta 18-24 Mayıs tarihleri arası "Müzeler Haftası".

Ülkemizin tarihi ve coğrafi özellikleri bakımından açık hava müzesi gibi olduğu tüm dünyaca kabul edilmiş bir özellik. Tabii bir de gerçek müzeler var. Son dönemde başlatılan Müze Kart uygulamasıyla artık sadece yılda bir defa cüz'i bir ücret ödemek suretiyle hemen hemen tüm müzeleri gezmek mümkün. 


Müze Kart ile, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı 300'ü aşkın müze ve ören yerini yıl boyunca dilediğiniz zamanlarda ve dilediğiniz kadar ziyaret etmeniz mümkün. Edinmesi ve kullanması oldukça kolay bu kartla ilgili daha fazla bilgi almak için http://www.muzekart.com adresini ziyaret edebilirsiniz.


Diğer taraftan, biz de boş durmadık ve Müzeler Haftası dolayısıyla sizler için bir sanal gezi tertipledik. Haydi gelin Topkapı Sarayı'nı gezelim! Ama önce biraz tarih bilgisi:


TOPKAPI SARAYI'NIN TARİHÇESİ


Topkapı  Sarayı, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1460-1478 tarihleri arasında yaptırılmıştır. 19 yüzyıl ortalarına kadar da yaklaşık dörtyüz yıl Osmanlı Sultanlarının ikâmetgâhı, devletin yönetim ve eğitim merkezi olarak kalmıştır.


Ancak, 19 uncu yüzyılın ortalarında devlet protokolü ve merasimler için yetersiz kalmaya başlaması üzerine, Sultanlar Dolmabahçe Sarayı'na taşınmıştır. Buna karşın saltanat hazinesi, Mukaddes Emanetler, İmparatorluk Arşivleri burada muhafaza edilmeye devam etmiştir.  Saray, cumhuriyetin ilânından sonra Mustafa Kemal ATATÜRK'ün emriyle, 3 Nisan 1924'te müzeye dönüştürülmüştür.


Topkapı Sarayı, Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasında kalan yarımadanın ucundaki tarihi Bizans Akropolü üstünde yaklaşık 700 bin metrekarelik bir alana kurulmuştur. Saray, deniz tarafından Bizans Surları, şehir tarafından ise Fatih'in yaptırdığı Sur-i Sultani ile şehirden ayrılmaktadır. Bu günkü halde, müze olarak yaklaşık 100 bin metrekarelik bir alanda, 200 bin arşiv belgesi ve 86 bin eser ile hizmet vermektedir.


Topkapı Sarayı; Bab-ı Hümayün, I. Avlu (Alay Meydanı), II. Avlu (Divan Meydanı), III. Avlu (Enderun Avlusu), IV. Avlu (Sofa-i Hümayun) ve Harem bölümlerinden oluşmaktadır.


MÜZEYİ GEZMEK İÇİN


Topkapı Sarayı Müzesi Salı günleri dışında her gün 09.00-19.00 saatlerinde açık.
 
Giriş biletleri Sadece I. Avluda bulunan bilet gişelerinden temin ediliyor.


Giriş ücreti yerli ve yabancı ziyaretçiler için 20 (yirmi) TL.


Harem için ayrıca bilet almak gerekiyor. Harem giriş bileti yerli ve yabancı ziyaretçiler için 15 (on beş) TL.


Harem giriş biletleri Harem girişindeki gişede satılıyor.
 

Müze için bilet satışları 18:00 da sona eriyor.


Harem için bilet satışları 28 Mart 2011 tarihine kadar 16:00 da, bu tarihten sonra ise 17:00 da sona eriyor.


Bilet ödemeleri sadece "Türk Lirası" veya kredi kartıyla yapılıyor.


Topkapı Sarayı Müzesi, Müze Kart ile de gezilebiliyor. Ancak dikkat: Müze Kart, Harem Bölümü'ne giriş için geçerli değil.


ŞİMDİ DE ZİYARET VAKTİ!


Topkapı Sarayı'nın resmi internet sitesinden, sanal müze ziyareti yapmak mümkün. Aşağıdaki resme tıklayın ve dilediğiniz kadar gezin.


TOPKAPI SARAYI SİZİ BEKLİYOR!


16 Mayıs 2011 Pazartesi

HAYDAR BUNDAN SONRA NE YAPACAK?





Yeni bir milâd sahibi olduk: 22 Ağustos! Yani BTK'nın, internette filtre uygulamasına ilişkin yeni kurallarının uygulamaya gireceği tarih.

Ne olup biteceği konusu tam açıklığa kavuşmasa da, bir tarafta kullanıcılar bir tarafta BTK ayağa kalkmış durumda. Havada bir kıyamet kokusu var! Maya takvimine göre 2012'de kopması beklenen kıyamet, son durumda 22 Ağustos 2011'e çekilmiş görünüyor.

Facebook'ta örgütlenen yüzbinlerce kişi, 15 Mayıs Pazar günü, meydanlara döküldü: "İNTERNETİME DOKUNMA!" diyerek.

En fazla kalabalık İstanbul'da Taksim Meydanında toplandı. Yaklaşık 50 bin kişiden bahsediliyor. Bir eylem veya miting söz konusu olur da, pankartı eksik kalır mı?

İşte sanal âlemden taşarak, meydanlara çıkan ve kendisini en çok İstanbul'da gösteren eylemcilerin pankartlarından seçmeler:


SANSÜR HAYALDİ, GERÇEK OLDU.

SANSÜRE KARŞI TEK YÜREK.

LET ME SURF!

ÇOCUKLARI FİLTRE DEĞİL, AİLELERİ KORUR.

TİB'SİZ İNTERNET.

İNTERNETE SEHVEN GİRİYORUZ.

ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE TIKLAMAYIN.

HÜSEYİN ÜZMEZ DE, HAYDAR MI ÜZER?

UZAK DUR İNTERNETİMDEN.

TİB DEYİNCE SUSUYORUZ... BİR, İKİ, ÜÇ: TİB!

SANSÜR VARSA 3 ÇOCUK YOK.

BİTİK İNTERNET.

BİZ ÜÇ MAYMUN DEĞİLİZ.
GÖRÜYORUZ, DUYUYORUZ, BİLMEK İSTİYORUZ.

BEKAR PAKETİ İSTİYORUZ.

ADAM HAKLI BEYLER.

SANSÜRÜN ADALETİYLE İNTERNET KALKINMAZ.

ÇOCUKLAR PÜSKEVİT DEĞİL, İNTERNET İSTİYOR.

DOKUNMA İNTERNETİME!
DOKUNMA KLAVYEME!
DOKUNMA ÖZELİME!
DOKUNMA BLOGUMA!
DOKUNMA BANA!

HAYDAR'A DOKUNMAYIN.

TAMAM TAMAM BİZİ LEYLEKLER GETİRDİ!

YALANDAN BIKTIK... ŞİFRE YALAN... SANSÜR YALAN...

BİZ FİLTREYİ BİR TEK KAHVEDE SEVERİZ.

VATAN YAHUT FİLTRE.

DEVLET KIYAFETİME, DİLİME, LİNKİME KARIŞAMAZ!



Tüm pankartlar içinde toplumun tüm kesimlerinin zihnindeki soruyu dile getiren pankart:

"KİM LAN BU HAYDAR?" iken; en fazla çeşitlemesi yapılan ve reyting alan konu da yine "HAYDAR" oldu.




Bunları okuyunca doğal olarak insan merak etmeden duramıyor, bu ülkede Haydar ismini taşıyan bunca kişi, bundan sonra internete girerken ne yapacak?

Örneğin; e-posta adresinde, mesajlarında ya da diyelim ki yazdığı makale, haber veya yorumlarda ismini kullanabilecek mi? Hadi kullandı diyelim, diğerleri başlarına nahoş bir şey gelmeden bu mesaj ve yazılara erişebilecek mi?

Bir de "sarışın" konusu var ki, ona hiç girmeyelim!

11 Mayıs 2011 Çarşamba

KARAYİP KORSANLARI GİZEMLİ DENİZLERDE GENÇLİK PINARINI ARIYOR!




Karayip Korsanları Gizemli Denizlerde ile Kaptan Jack Sparrow geri dönüyor.

Gençlik Pınarı'nı bulmak için neredeyse zorla ama her zamanki gibi karşı koyulmaz bir istekle atıldığı bu macerada Jack Sparrow'un (Johnny Deep) yolu geçmişten gelen bir güzelle (Penelope Cruz) ile kesiyor bu sefer.


Kahramanımız, film boyunca bir yanda korkunç korsan Karasakal, bir yanda bu tehlikeli güzel arasında kimden korkacağını ve çekineceğini bilemeden, tedbirsiz ama dikkatli (!) bir şekilde denizkızları ve zombilerle köşe kapmaca oynuyor.


FİLMDEKİ KARAKTERLER

Jack Sparrow
Artık herkesin yakından tanıdığı Yedi Denizin efsanevi korsanı Kaptan Jack Sparrow, düzenbaz, çıkarcı, kendi kendisiyle sürekli savaşan, ama bir o kadar da eğlenceli ve büyüleyici bir karakter sahibi. En büyük aşkı deniz, ikinci aşkı ise sürekli kaybedip-kazandığı gemisi Siyah İnci.
Daha önceki maceralarında bir çok acımasız düşmana karşı savaşmış olan kahramanımızın karşısında bu defa kötü şöhretli Kaptan Karasakal ve dünya güzeli Angelica var.



Angelica

Karasakal'ın belki kızı, belki de değil. Söyledikleri belki gerçek, belki yalan. Hilebaz ve entrikacı bir kadın olan Angelica, iyi kılıç kullanan, dövüşen ve yağmacı bir denizci. Amacı da her ne pahasına olursa olsun Karasakal'ın ölümsüz ruhunu lânetlenmekten kurtarmak.






Karasakal

Gemisini zombilerle dolduran ve kurbanlarının kemikleriyle süsleyen Karasakal denizlerde dehşet salmış bir korsan. Kara büyüyle uğraşır ve üç triton safiriyle bezeli bir kılıç kullanır. Kendi ölümüyle ilgili kehanetten kurtulmasının tek yolu Gençlik Pınarına ulaşmak ve bunun için her şeyi yapacak gibi görünüyor.






Barbossa

Gençlik Pınarı'nın peşindeki bir diğer isim de alçaklığı her şekilde kanıtlanmış Hector Barbossa. Bacağını ve Siyah İnci'yi kaybettikten sonra, her nasılsa donanmaya girmiş ve hükümet izniyle korsanlık yapıyor.





Tabii bir de gizemli denizkızı, eski bir yoldaş, gözüpek misyoner ve bir takım zombiler var. Onları da filmi izlemeye gittiğinizde tanırsınız artık.

"Karayip Korsanları Gizemli Denizlerde" 19 Mayıs'ta sinemalarda.

İyi seyirler!


FRAGMANI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN


SÖYLE SÖZÜNÜ

Ad

E-posta *

Mesaj *

kimler gelmiş:)

Twitter

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı