KEBİKEÇ

Pazartesi soruları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazartesi soruları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Pazartesi Soruları: 40 lı Yaşlar; ama Nasıl?

Yelda S. diyor ki:

Biliyorsunuz orta yaş artık 50'ler sayılıyor, gelişmiş ülkelerde 60 bizde 50. Bense 40'ları erken orta yaş olarak tanımlıyorum.

Kararlı olmanın, kariyerin, üretkenliğin, ailenin, dostlukların, arkadaşlıkların, keyifinin daha derin yaşandığı,

Sevginin, arkadaşlıkların, hayatın kıymetinin farkında olunduğu yaşlar,

40'ın bendeki ifadesi.

Yapılacak daha çoook iş var. Sağlıklı, neşeli günler dilerim.


(Siz de yorumunuzu gönderin!)

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Pazartesi Soruları: Genetiği değiştirilmiş tohumlar mı, genetiği değiştirilmiş toplumlar mı?

(Siz de yorumunuzu paylaşın!)

Yelda S. diyor ki:


Genetiği değiştirilmiş tohumlar konusunda wep'de yaptığım kısa gezintiden; tohumların genetiklerinin değiştirilerek kuraklığa ve böceklere karşı dayanaklılıklarını arttırıldığını, bu işlem yapılırken içlerine antibiyotik zerk edildiğini, bu tohumlarda tekrar tohumluk üretmek imkanının bulunmadığını, bu sektördeki şirketlerin sahip oldukları patentler nedeniyle tekeller oluşturduklarını öğrendim

Bu teknoloji "yeşil devrim" olarak adlandırılmakla birlikte, insan ve hayvan sağlığını nasıl etkileyeceğii konusunda tüketicilerin yeterince bilgilendirilmemesii dikkat çekici.

Bu konu uzun yıllar tartışılacağa benziyor. İnsan sağlığı üzerinde hiç de masum olmayan bir oyun oynandığını düşünüyorum.

Bu konuda, umarım, ilgili kurumlarımızda insan, hayvan ve bitki sağlığı konusunda gerekli düzenlemeler yapılmaktadır. En azından bu tür ürünlerin etiketlendirilmesi suretiyle tüketicinin bilgilendirilmesinin sağlanacağını umut ediyorum.

Konun önemine atfen, genetiği değiştirilmiş tohumlar mı genetiği değiştirilmiş toplumlar mı tartışmasını gerekli buluyorum.

Sağlıklı yarınlara...

9 Haziran 2009 Salı

31 Mayıs 2009 Pazar

Pazartesi Soruları:

Neden hep kaybettiklerimizin peşinden gideriz?

Leblebi diyor ki:

Bu konu hakkında düşüncelerimi ancak Perşembe günü yazma fırsatını bulabildim.

“Hepimiz alışkanlıklarımızın birer sonucuyuz” bütün gelişim öğretileri bunu söylüyor, ben de onların yalancısıyım. Kaybettiklerimizin peşinden koşmayı alışkanlık haline getirmişsek ve de daha olumlu bir alışkanlık edinmemişsek bunu tekrarlarız, neticede sorunun “hep” kısmına geliriz,

Ayrıca, bu alışkanlığımızı sorgulama ihtiyacı hissetmemişsek, doğru mu yanlış mı olduğunun farkında değilizdir. Yani bir aymazlık sözkonusudur.

Bir de, “kaçan balık büyük olur” deyişimiz bence bu durma uygun. Bu konun da ayrıca irdelenmesinde fayda olacağını düşünüyorum. Kayıp nedeni kişisel veya tamamen dışımızdaki kişilerin duyarsızlığından, umursamazlığından kaynaklanmış olabilir. Bu durumda vicdanımız bizi marazi bir şekilde rahatsız ediyorsa bunu telafi etmek üzere kaybedilenin peşinden koşulabilir.

Neticede “beşer şaşar”, bu nedenle kendimizi ömür boyu geliştirmekle yükümlüyüz.



SÖYLE SÖZÜNÜ

Ad

E-posta *

Mesaj *

kimler gelmiş:)

Twitter

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı