KEBİKEÇ

7 Ocak 2010 Perşembe

İMDAAT!


Yelda S.

Her derde deva, kurtarıcımız: çaycımız İmdat.

Sabah, çocukların mızmızlanmalarına ve muhtelif kaprislerine rağmen onları okula göndermeyi başardınız ve işe kendinizi zor attınız: Derhal Çaycı İmdat aranır, bir çay istenir ve en yakın simitçiden alınmış simitle bir güzel kahvaltı yapılır.

Bu sükunetle yapılan kahvaltı iyi hissettirir beni..Bilmem benzer keyifleriniz var mı?

Bu yeterli olmadı mı? O halde: "Sabah kahvesi, İmdat!" Şekerli kahve doping etkisi gösteriyormuş. Benden söylemesi! Fal kısmı da cabası, dostlar arasında bir tür terapi.

Çalıştınız, çalıştınız içiniz tükendi, bir mola verin: "İmdat; bir ada!" Bitki çayı boğazınızı yumuşatır, içinizi ısınır.

Öğle yemeği fazla mı kaçtı? İfrazattaki midenizi sakinleştirmek için: "Acele bir soda; İmdat!"

Akşam üstü bir ağırlık mı çöktü üzerinize: "İmdat, bir kahve!"

Bizim kurtarıcımız, sabahtan akşama o siparişten bu siparişe koşan çaycımız İmdat, sizinki kim?

5 Ocak 2010 Salı

BANA KOCA BUL

Televizyonlarda çeşit çeşit program var. İnsanları biraraya topluyorlar, birbirleriyle tanıştırıyorlar ve hatta evlendiriyorlar. Peki sonra ne oluyor?

Yani gökten üç elma düşüyor da sonsuza kadar mutlu mutlu mu yaşıyorlar veya o elmalar kafalarını mı yarıyor?

Örneğin; "Bir Tarla Kuşuydu Jülyet" böyle bir soruya cevap arayan bir tiyatro oyunudur. Sheakspear'in "Romeo ve Jülyet"i ölmeselerdi, düşman aileler anlaşsaydı ve bu iki aşık evlenselerdi, sonraki yıllarda ne yaparlardı?

Peki ya, Leyla ile Mecnun veya Kerem ile Aslı, onlar da kavuşsalardı nasıl bir hayat yaşarlardı? Sonsuza kadar mutlu ve sadık mı olurlardı, yoksa hiç de umulmayan durumlarla mı karşılaşırlardı? Örneğin, Mecnun Leyla'yı aldatır, Aslı Kerem'i terk mi ederdi?

Bu soruların cevaplarını hiçbir zaman bilemeyeceğiz tabii ki. Ama gerçek şu ki; eskiden, kitap yaprakları arasına, mektup zarfları içine saklanan aşklar, günümüzde web sayfalarından erişime açılıyor, beyazcamın arkasından seyrolunuyor.

Böyle olunca da, gelenek ve usüller de çağa ayak uyduruyor. İnsanlar "çet"leşirken aşık oluyorlar, cümbüş içinde boğulan televizyon programlarında "görücü usulü" evlilik yapıyorlar.

Ve işte yine aynı soru akla takılıyor: Peki sonra ne oluyor?

İzleyin karar verin!



(GERÇEĞİN ÖTEKİ YÜZÜ - GÜLÜM PEKCAN DANS TİYATROSU)

SÖYLE SÖZÜNÜ

Ad

E-posta *

Mesaj *

kimler gelmiş:)

Twitter

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı