8 Aralık 2009 Salı

UYANIŞIN ONİKİ BELİRTİSİ


Kadir Tuğtekin OK

1) Bedensel ağrı ve sızılar. Özellikle sırt, bel ve boyun belgesinde. Bu ağrılara yoğun bir DNA değişimi neden oluyor. Bu ağrılar geçicidir.

2) Nedensiz derin bir üzüntü. Geçmişini geride bırakıyorsun, sadece geçmişini değil, bütün yeniden doğuşun yol açtığı karmaları. Tıpkı eski evden yeni bir eve taşınırken geride bıraktıkların için üzüldüğün gibi, geçmiş yaşamlarla da vedalaşmak üzüntüye yol açıyor. Bu üzüntü geçicidir.

3) Nedensiz gözyaşlarına boğulmak. Bu da tıpkı iki numarada belirtildiği gibi ortaya çıkıyor. Ağlamak iyi gelir ve sağlığa da yararlıdır. Ayrıca eski enerjiler bu yolla dışarı atılıyor. Bu da geçici bir durumdur.

4) Mesleki hayatta ani bir değişim. Bu çok yaygın bir durum. Sen değiştiğin zaman çevren de değişiyor. Kendine nasıl uygun bir iş bulacaksın diye dert etme. Çünkü bu da geçici bir durum. Şu anda geçiş dönemini deneyimliyorsun. Hayal ettiğin işi bulana kadar farklı farklı iş kollarında kendini çalışıyor bulursan şaşırma.

5) Aile ve akrabalardan uzaklaşma. Karmaların dolayısıyla ailenle aranda bağ vardı. Ancak bu karmalar çözülürken aile ve akraba ilişkilerinin de çözülmesi çok normal. Kendini aile ve arkadaşlarından uzaklaşıyor gibi hissedebilirsin. Bu da geçici. Korkma. Yakın bir zamanda söz konusu kişilerle farklı bir düzeyde yeni bağlar kurabilirsin. Ancak bu kez söz konusu ilişkilerin eski karmalardan arınmış ve yeni enerjiye demirlemiş olacak.

6) Uyku düzeninde bozulma. Tahminen geceleri 02.00 ile 04.00 arasında uyanıyorsun. Kafanda bin bir konu seni meşgul ediyor. Bazen da sadece nefes almak için uyanıyorsun. Endişe etme. Eğer tekrar uyuyamıyorsan kalk ve hoşuna giden şeylerle meşgul ol. Bu durum da geçici.
7) Kabus görme. Savaşlar, katliamın yanı sıra korkunç varlıklar tarafından takip edildiğini rüyalarında görüyorsan korkma. Çünkü kelimenin tam anlamıyla eski enerjiyi üzerinden atıyorsun. Savaş, katliam, takip edilme ve korkunç yaratıklar tam da bunun sembolüdür. Korkma, bu durum da geçici.

8) Yönsüzlük duygusu. Bazen kendini yeterince bu dünyaya ait değilmişsin gibi hissedebilirsin. Ya da kelimenin gerçek anlamıyla yeterince ayaklarının yere basmadığı, iki âlem arasında kıstırılıp kaldığın hissine kapılabilirsin. Bu gerçekten de mekân anlamında öyledir. Bu da geçici bir durumdur. Bilincin yeni enerjideki geçişi deneyimlerken, bedenin dünyada asılı kalır. Yeterince odaklanmak için ormanda yürüyüşler ya da doğada zaman geçirilmesi önerilir.

9) Kendi kendine sohbetler. Son zamanlara kendini kendinle sohbet ederken yakaladığın anların çoğaldığını fark edersin. Hatta birden bire son yarım saattir kendinle sohbet ettiğini hatırlarsın. "İç"inde yeni bir iletişim düzeyiyle karşı karşıyasın. Bu kendinle sohbetler aysbergin görünen tarafıdır. Bu sohbetler gittikçe derinleşecek ve akıcı hale gelecek. Birden farkındalıkların arttığını göreceksin. Olaylar arasındaki bağlantıları aniden keşfedeceksin. Merak etme çıldırmıyorsun, sen yeni enerjideki Shaumbra yolundasın.

10) Yalnızlık hissi. Hatta insanlarla birlikteyken bile. Kendini yalnız ve insanlardan "ayrı" bırakılmış hissediyor olabilirsin. Ancak kalabalıklara girmeyi de istemiyor olabilirsin. Shaumbra olarak kutsal ve yalnız bir yoldasın. Yalnızlıktan ne kadar bunalsan da, insanlarla bir arada olmak da içinden gelmiyor olabilir. Ayrıca yalnızlık duygusu, enkarnasyonların boyunca yanında bulunan ruhsal rehberinin daha fazla esneyerek gelişmen için sana yer açmak istemesi ve senden ayrılmasından da kaynaklanır. Bu da geçici. İçindeki boşluk, sevgi ve ışıkla yeniden dolacak.

11) Coşku ve tutkunun yitirilmesi. Her şeye karşı kayıtsız olduğun bir dönemde bulunuyor olabilirsin. Endişelenme, her şey yolunda. "Hiçbir şey yapmak istememe"nin tadını çıkar. Çünkü bu da geçici. Bu tıpkı bilgisayarın yeniden yüklenmesine benzer. Bilgisayarı yeniden daha karmaşık bir programla yüklemek için önce kapamak, ardından açmak gerekir.

12) Özlem duygusu. Bu belki de seni zorlayan en güçlü meydan okumalardan biridir. İçinde ta derinlerde bu gezegeni terk etmeyi ve yuvaya dönmeyi isteyen bir duyguyu zapt etmek bazen güçleşir. Bunun intihar eğilimi ile ya da öfke ve kızgınlıkla da bir alakası yok. Bu sadece sessizce yuvaya dönmek isteyen bir tarafındır. Sen karmik devrini tamamladın. Bu hayat için imzaladığın sözleşmenin işi bitti. Ek bir hayat için hazırsın. Bu geçiş döneminde diğer tarafın nasıl bir his verdiğini hatırlıyorsun. Burada, dünya üzerinde yeni bir göreve hazır mısın? Yeni enerjiye kök salmak için karşılaşacağın meydan okumalara hazır mısın? Evet! Tabii ki hazırsın. İstersen hemen şimdi yuvaya gidebilirsin değil mi?

Ancak bu kadar enkarnasyondan geçtikten sonra, bu kadar yol kat ettikten sonra, sonunu görmeden filmi yarıda bırakmanın doğru olmayacağını sen de biliyorsun. Ayrıca Ruh'un sana burada ihtiyacı var. Diğerlerinin de bu geçiş döneminden yeni enerjiye atlaması için sana ihtiyaçları var. Diğerlerinin de eski enerjiden yeni enerjiye atlamayı göze almış bir "insan"a ihtiyacı var.

Üzerinde şimdi bulunduğun yol sana Tanrı insan olma yolunda gereken bütün tecrübeleri ve hediyeleri sunuyor. Bu yolculukta bazen karanlığa gömülsen ve yalnız olduğunu hissetsen de sakın unutma!

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Yaklaşık son on yıldır giderek artan bir ivmeyle sorguluyorum benim bu gökkubbenin altında ne işim var diye.Yazdıklarınızın çoğu yüzde yüz geri kalan da yüzde seksen beni anlatıyor.Ya hastayım(ki hasta olduğumu hiç düşünmüyorum)yada dediğiniz gibi bir geçiş dönemindeyim.Yaşama direncime bir nebzede olsa katkıda bulunduğunuz için Allah sizden razı olsun.Sağolun ,varolun.