9 Haziran 2015 Salı

ŞEYMA'NIN GÜNLÜĞÜ: ANNEM EVDEN KAÇTI!






Çok Sevgili Günlük,

annem kayıp. Akşam eve geldiğimde babam beni karşıladı, bir tuhaf oldum.
"Annenle konuştun mu hiç?" diye sordu bana.
"Yoo," dedim, "siz bugün birlikte değil miydiniz?"
"Alışverişe gitmiştik," diye cevapladı beni -cumartesileri alışveriş günleridir- "çıkışta onu taksiye bindirdim, ben de yürüyerek döndüm. Ben geldim, ama o hâlâ yok."

Yani iki kişi bir yere birlikte gider, sonra niye ayrı ayrı ama aynı yere döner, bunun mantığını anlamış değilim. Fakat o saat bu saat annemi bulamıyoruz. Cebinden aradık kaç kere açmadı. Annem hiç böyle yapmaz. Başta onu takside yalnız bıraktı diye babama tavır yaptığını düşündüm ama, ben arayınca açması gerekirdi. Ayrıca, bizim oğlan da kaç defa çaldırdı tık yok. Şimdi de ulaşılamıyor.

Biraz önce teyzemle konuştum, onun da bir şeyden haberi yok. Hava da kararmaya başladı. Babamın aklına aşağı komşu geldi, bazen oraya uğruyor. Birinin gitmesi gerek. İhale bana kaldı, hadi bakalım.

Çok Sevgili Günlük,

annem orada da yok. Komşu teyze kaç gündür görmemiş kendisini. Bi de garip bakışlarına maruz kaldım, iyice sinirim bozuldu.

Babamla bizim oğlan ne yapılabileceğini konuşuyorlar. Kimsenin beni muhatap aldığı yok. Babam çıkıp aramaktan yana, bizim oğlan biraz daha bekleyelim diyor, ben de polise haber verelim dedim. İkisi birden:
"Polis ne yapacak ki?" diye çemkirdiler, aynı fikirde olduklarını görmek ilginç.

Yemek vakti epey geçti ve hava da iyice karardı, ciddi ciddi korkmaya başladım. Başına bir şey mi geldi? Taksici bir şey mi yaptı ya da taksiden indi de çantasını falan mı kaptırdı? Yoksa evden mi kaçtı?

Babamla, bizim oğlan dışarı çıkıp aramaya karar verdiler. Ben de geleyim dedim, yine beni terslediler. Bir günde ikinci defadır aynı fikirdeler, hayret bir durum.

Neyse birazdan çıkıyorlar, ben de evde kalıp bekleyeceğim, o arada gelirse diye. Bir ses mi duydum ne?

Çok Sevgili Günlük,

ne yazacağımı bilemiyorum. Tüm apartmana ve mahalleye rezil olduk, teyzem herkesten önce yollara düşmüş, nasıl yapmışsa yapmış Valiliği ayağa kaldırmış. Polisler biraz önce gittiler.

Haa unutmadan yazayım; annemi bulduk. Aslında hiç kaybolmamış ki. Babamdan ayrıldıktan sonra doğruca eve gelmiş ve bizim oturma odasında uyuya kalmış! Siren sesleriyle, yirmi kişi birden eve doluşunca gürültüye kalktı.

Canım yaa, saç baş darmadağınık, mahmur gözlerle nasıl da sempatikti. O kadar telsizli adamı salonun ortasında görünce biraz ödü koptu, ama yapacak bir şey yok.

Komiser çıkarken babama: "Bir daha ki sefere, aile fertlerinden biri eve gelmedi diye ortalığı velveleye vermeden önce, odaları kontrol etmeyi unutmayın!" dedi.

Koptum.

Babam bana öyle bir bakış attı ki. Sanırım  evden ben kaçacağım!

sonra ki bölüm: YAŞASIN ŞANSLI ON!

Hiç yorum yok: