7 Haziran 2012 Perşembe

BABAMA MEKTUP



Babişkooo....


Sen gideli biraz yalnız kaldık, ama hayat bu hükmünü sürüyor, bizi de oradan oraya sürükleyip duruyor.


Benim oğlan bildiğin gibi, sabah akşam internette o oyun senin bu oyun benim, şimdi bir de laptop'ı var, hayır korkuyorum kök salacak koltukta, bizim bahçedeki çam ağacı misali! Geçen akşam babası eve geldiğinde koltuğu boş görünce epey bir endişeye kapıldı, zor teskin ettim kendisini (e tabi o da arada sokağa çıkmalı). En büyük değişiklik ehliyet aldı kendisi, aslına bakarsan sınavı geçti ama henüz ehliyetini çıkaramadık. Fırsat buldukça başımızda boza pişiriyor, yolların potansiyel fatihi havalarında... 


Kıza gelince; lise sona geçti-geçiyor, eh üniversite sınavı da yaklaşıyor artık. Daha geçen sene başı dersaneye yazdırmıştık kendisini, bir işe yaradı mı dersen, iyi arkadaşlar edindi orada, hocalarını da seviyor, ama hiçbir deneme sınavına girmedi, etüdlere ve derslere arada bir uğradı (gülmeee), daha garibi dersanedeki matematik hocasını anlamadığı için (!) okuldaki bir başka matematik hocasından ders aldı sınavlar öncesi, sanırım geçti de (gülmeseneee). 


Senin küçük torun, büyüdü tabii, ana okuluna gidiyor, hatta kazara ilkokula bile başlayabilir, zira şu sıralar memlekette ha eğitim sistemi ha piyango, ne çıkacağını tahmin dahi edemiyorsun. Ama olsun, senin ki yapar, hiç endişem yok. Seni hatırlıyor, önceleri İstanbul'da olduğuna kanaat getirmişti, şu sıralarda ayda yaşadığına karar vermiş. Sanırım bu konuda zihni en berrak olan o. 


Küçük kızın bildiğin üreticilikte devam ediyor. Tiyatro, okul, gösteriler, söyleşiler... Okulun gösteri zamanı yaklaştı ya, bir yandan koreografi yapıyor, bir yandan da kostüm ve dekor. Dün kumaş almaya gitti meselâ. Şahsen son zamanlarda kendisinden birden fazla olduğu, hatta belki de biz küçükken paralel evrenlerden bir kaç tane daha ondan getirdiğiniz, ama bunu benden sakladığınız gibi hislere kapılmaya başladım.  


Ben de iyiyim. Saçlarımı sarıya boyadım (hem de kendim), hâlâ da anneme "bu kadar" benzemeye devam ediyorum, söylentilere bakılırsa aynı onun gibi bile olmaya başlamışım. Geçenlerde öyle dedi senin küçük kızın. Ben de altta kalır mıyım: "E sen niye benzemiyorsun," diye haşladım onu! 


Anneme gelinceee... Yine her cumartesi buluşuyoruz, küçük torunu alıyor, size geliyor ve akşam birlikte yemek yiyoruz. Kilo verdi biraz, iyice çevik bi şey oldu görsen (ben gördüğüne eminim aslında). Her zaman ki gibi çok komik ve esprili, ama onun bundan haberi yok.  Bol bol senden bahsediyoruz, her konuyu sana bağlamaya devam ediyor, kabul etmelisin ki bundan kaçışın yok. 


Bu gün de senin doğum günün. Şimdi sen gittin, başka bir boyuta taşındın ve oradan bize eşlik etmeye devam ediyorsun diye, bu günü unutacak değiliz herhalde. 


Babişkooo,
doğum günün kutlu olsun, biz seninle  geçirdiğimiz zaman için minnettar ve mutluyuz, bizim babamız olduğun için de her zaman teşekkür ediyoruz. Nice yıllara!


Not: Sabah annemle konuştuk, hafta sonu bir araya gelip kutlama yapacağız. 






Hiç yorum yok: