30 Nisan 2012 Pazartesi

KİMSİN SEN YAKIŞIKLI PRENS?





Pamuk Prens, Külkedisi, Uyuyan Güzel ve hatta Rapunzel. 


Hepsinin bir hikâyesi var. Pamuk Prenses kötü yürekli üvey annesinden kaçar da kaçar, en sonunda ormanda yedi cücelerin yanına sığınır. Ama kaderinden kaçamaz, yaşlı bir kadın kılığına giren cadının verdiği elmayı ısırır ve sonsuz bir ölüm uykusuna dalar.


Bir başka mağdur zavallı Külkedisi, kötü kalpli üvey anne ve üvey kızkardeşlerle yaşadığı sarayda hizmetçi muamelesi görmektedir. Bir gece ülkenin kral ve kraliçesinin verdiği baloya katılınca hayatı değişir, ama her sihirli olayda olduğu gibi, burada da uyulması gereken kurallar vardır. Saat gece yarısını geçmeden, arabası tekrar balkabağına dönüşmeden balodan ayrılmalıdır. Kaçarken merdivenlerde ayağı takılır ve geride kristal ayakkabısını bırakarak sırra kadem basar.


Zavallı Uyuyan Güzel ise daha doğduğu gün, kötü kalpli bir perinin lânetine uğramıştır. Kral ve kraliçenin yeni doğan kızları onuruna verdikleri partiye davet edilmediği için çok kızan kötü peri, bir büyü yapar ve genç kızı onsekiz yaşına bastığı gün bir daha uyanmamacasına sonsuz bir uykuya mahkûm eder. Anne ve baba ne yaparlarsa yapsınlar lânetin gerçekleşmesini engelleyemezler ve onsekizinci yaşgününde parmağına iğne batan güzel prenses sonsuz bir uykuya dalar.


Rapunzel ise her nedense yüksek bir kulede yalnızlığa mahkûm edilmiştir. Hiçkimsenin bilmediği ve ulaşamadığı bir orman köşesindeki bu kulede yine bir lânetten korunmak için yaşamaktadır, en büyük özelliği ise upuzun ve  sapsarı saçlarıdır.


Tüm bu masalların sonunda yakışıklı prense ortaya çıkar ve prensesleri kurtarır. Pamuk Prenses, Külkedisi, Uyuyan Güzel ve Rapunzel çok net çizilmiş karakterler olmakla birlikte, kurtarıcı prens hakkında fazla bir şey bilinmemektedir.


Genellikle beyaz atlı olduğu bilinen bu prensin, bir diğer özelliği de yakışıklı olmasıdır. Kimbilir belki de hep aynı bir prenstir bu ve her masalda kurtarıcı olarak ortaya çıkmaktadır. Sonsuza kadar mutlu yaşama olayını da yerine getirip sonraki masala doğru yollanmaktadır. 


Yüzyıllardır kalıptan kalıba sokularak anlatılan, yazılan, çizilen ve hatta filme çekilen bu masalların en gizemli karakteri bu yakışıklı prenstir aslında. Nereden gelmektedir, nereye gitmektedir? Hangi ülkede hüküm sürmektedir?


Bunların hepsi muamma olmakla birlikte, her zaman tam vaktinde ortaya çıkar yakışıklı prens. 


Bir öpücüğü ile Pamuk Prenses ve Uyuyan Güzeli sonsuz uykularından uyandırır, Külkedisi'nin ayağına giydirir kristal ayakkabısını, Rapunzel'in uzun sarı saçlarına tırmanarak kuleye çıkar ve onu esaretten kurtarır. Kısaca daima son dakikada yetişir ve kurtarır.


Masalların değişmez kuralı: Yakışıklı Prens, Prensesi kurtarır ve herkes sonsuza kadar mutlu yaşar.


Keşke gerçek hayatta böyle olsa, hayatın sonsuz risklerinden birinin karşımıza çıktığı her son saniyede bir şu bizim yakışıklı prens fırlasa bir yerlerden, kurtarsa bizi sonra da dönse geldiği yere, taa ki bir sonraki tehlike anına kadar.


Ama maalesef ki, her köşe başında gölgelerde sinsice beklerken bizi binbir tehlike, yok ortada ne bir prens ne de bir başka kurtarıcı. Galiba en iyisi başkalarını beklemek yerine kendi hayatının kahramanı olmak ve yazmak kendi masalını. 


Her ne kadar gerçek hayatın görüşü galip gelse de, sağduyu hayale hüküm sürse de, sormadan edemiyor insan yine de: Kimsin sen yakışıklı prens?


1 yorum:

Adsız dedi ki...

Yazılarınızı gityat.com ' da paylaşabilirsiniz, sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.