6 Mart 2012 Salı

BALIK, KEDİ, KADIN VE SOĞUK




Mart ayı geldi geçiyor bile.


Bu ayın en bilinen özellikleri, balık burcunda olması, kapıdan baktırıp kazma kürek yaktırması, dama çıkan kediler ve günü yılda bir kez bu aya denk geldiğinden bahsi çok yapılan kadınlar.


İşte kısa başlıklar halinde size Mart ayı:


MİTOLOJİDE BALIK BURCU: Typhon eski Yunan tanrılarının en korkuncudur. Yüz tane başı vardır ve her biri yıldızlara değebilir. O kadar korkunçtur ki, Olimpos’taki tanrılar bile onunla dövüşmekten kaçınırlar. İşte bir gün Typhon’un Tanrılar dağına saldırması üzerine, tüm tanrılar birer hayvana dönüşerek kaçmaya başlarlar. 


Zeus koç, şarap tanrısı Dionysos keçi, tanrıların habercisi Hermes (Merkür) balıkçıl bir kuş kılığına bürünür. Güzellik tanrıçası Aphrodite ve oğlu sevgi tanrısı Eros ise Nil nehrinden geçebilmek ve canavardan daha rahat kaçabilmak için bir çift balık halini alır. Sonrasında, Zeus'un kızı, erdemin sembolü, Athena bu olayı ölümsüzleştirmek için gökte birbirine bağlı, ancak ters yönlere gitmekte direnen bu iki balık figürünü yıldızların arasına yerleştirir.


ASTROLOJİDE BALIK BURCU VE ÖZELLİKLERİ: 


Yönetici Gezegeni: Neptün
Element: Su
Nitelik: Değişken
Uğurlu Sayıları: 2, 6
Gün: Cuma
Uğurlu Taşı: Akuamarin
Renk: Turkuaz, nil yeşili
Tarot kartı: Ay
Hayvan: Balıklar
Bitki: İncir ve söğüt, nilüfer, fulya
Kıymetli Taş: İnci
Kıymetli Maden: Platin




Balık burcu kadını duygusal ve romantiktir. Sezgileri son derece kuvvetlidir. Güzel olan her şeyi sever, lüksten hoşlanır, rahatına düşkündür. 


Çekici ve gizemlidir. İstediğini kolayca elde eder, ama bir o kadar da tembeldir. Çift kısmetli, aynı zamanda da çift karakterlidir. Diğer taraftan sevgi dolu ve şefkatli olup, empati duygusu son derece gelişmiştir. 


Sevdiğine karşı sevecen, sadık ve fedakârdır. Ancak bu durum, karşısındakinin duygularından emin olduğu müddetçe böyle devam eder. Aksine kani olduğu anda aynı bir balık gibi kayıp gidiverir, erkeğinin avuçlarından. 


Balık burcu erkeği nazik, uyumlu ve iyimserdir. Ancak sorumluluk almak konusunda sorunları vardır, ancak büyük bir aşk veya onu daima dinamik tutan bir iş üzerinde süreklilik sağlayabilir. 


O da balık kadını gibi, çift karakterlidir. Anı anını tutmaz, ayrıca melânkoliye çok yatkın olup, bir anda olumlu bir ruh halinden uçurumlara yuvarlanabilir. 


Balık erkeği güzelliğe düşkündür, dolayısıyla aşk hayatını da bu düşkünlük belirler. Cömert ve verici yapısıyla harika bir aşık olur. Ancak kıskançlığı ve sevdiğine karşı olan düşkünlüğü sorun yaratabilir ilişkilerinde.


Bu burcun kadınları ve erkekleri, genel olarak yaratıcılık, duygu, sezgi, şifa ve sevgi ile ilgilidirler. Sanat, iletişim, edebiyat ve sağlık işlerinde bazen de beklenmedik şekilde siyasette başarılı olurlar. Her zaman kısmetlidirler, para konusunda sıkıntı çekerlerse bu da aşırı bonkör ve hesapsız olmalarından kaynaklanır. 


Bir balık burcu insanı ile yaşamak hiç kolay değildir, ama asla sıkılmaz veya monotonluk da çekmezsiniz. İlişkinizin gidişini belirleyecek hususlar ne kadar dayanıklı, iyimser ve cesur olduğunuzdur. 


MART SOĞUĞU VE KEDİSİ:  Mart ayı soğuklarıyla da ünlüdür. Kandıran bahar havası, yüzünü gösteren kış güneşi ile topumuzu sokaklara döker. Sonra da soba başlarına, kalorifer üstlerine koşturur herkesi.


Ne küresel ısınma, ne eriyen buzullar, ne de dünya ısısındaki gelen artış: Mart her zaman hükmünü sürer ve atalarımızı haklı çıkarır. Kısaca Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır. 




Mart ayının bir başka bilinen tarafı da, kedileridir. Yaygın inanışa göre, baharın habercisi Mart, kedilerin de en sevdiği aydır! Bu sebeple de, yılın sabit oniki ayından biri olarak ve her sene düzenli bir şekilde Şubat’tan sonra gelmesi nedeniyle, Mart dünyadaki kedi popülasyonunun süreğenliği açısından bir sigorta olarak görülmektedir.


Bu başlığı bir fıkra ile kapatalım:


Bir Mart gecesi, genç erkek kediler dışarı çıkmaya hazırlanmaktadırlar. Onlara özenen ve daha küçük olan erkek kedi, bir büyüğünün peşine takılır:
-“Nereye gidiyorsunuz, ben de geleyim!”
-“Olmaz,” der büyük, “biz dişi kedilerle sevişmeye gidiyoruz, sen anlamazsın.”


Tabii ki anlamaz, ama yine de merak içindedir ve aklında kalmıştır. Dolayısıyla, ilk gece bu şekilde ekilen kedicik, asla yılmaz ve her gece bir başka kediye yapışır, onlarla birlikte dışarı çıkmaktır niyeti. En sonunda bir gece büyükler insafa gelirler ve onu da yanlarına alırlar. Maksat, o da öğrensin!


Bizimkinin de dahil olduğu grup, bir dama çıkar ve dişi kedileri beklemeye koyulur. Fakat hava soğuk, buz gibi. Ne gelen vardır ne de giden. 10 dakika, 15 dakika, derken bir saat. Ortalıkta bir tane bile dişi kedi yoktur.  


Geçen iki saatin sonunda Küçük kedi o kadar üşümüştür ki, donmak üzeredir artık. Daha fazla dayanamaz ve kendisini aralarına alan kedinin yanına gelerek der ki: “Ağbicim, ben bi on dakika daha sevişir, giderim. Çok üşüdüm.” 




DÜNYA KADINLAR GÜNÜ:  Her sene 8 Mart tüm dünyada ve ülkemizde “Kadınlar Günü” olarak kutlanır. İlk defa 19. yüzyılda, ABD’de kadın işçiler eşit işe eşit ücret ve örgütlenme hakkı için eylem yapmaya başlar. Örneğin; 8 Mart 1857’de New York’taki dokuma işçisi kadınlar çalışma saatleri ve düşük ücretleri protesto etmek için greve giderler, 8 Mart 1908’de Manhattan’da iplik işçisi kadınlar greve gider, yine aynı tarihteki bir başka direnişte dokuma işçisi kadınlar New York’taki bir dokuma fabrikasını işgal ederler, burada çıkan yangında 129 kadın ölür. 


Bundan sonra, 1910 yılında İkinci Enternasyonal Kadınlar Konferansında 8 Mart, “Kadınların Uluslar arası Dayanışma ve Mücadele Günü” olarak ilan edilir. 


Gelinen son noktada ise 1975 yılında Birleşmiş Milletler 8 Mart’ı “Dünya Kadınlar Günü” olarak ilan eder. 


Gün’ü olan diğer tüm başlıklarda olduğu gibi, kadın sorunları ne bitiyor ne çözülüyor. Töre cinayetleri, kadına şiddet, işsiz kadınlar, sosyal güvencesiz kadınlar… devam… devam…




Sonuçta her ayın belli bileşenleri olduğunu varsayarsak, Mart ayı için aşağıdaki önerme hiç de yanlış olmaz gibi:


Balık, kedi, kadın ve soğuk = Mart


Siz ne dersiniz?

Hiç yorum yok: