27 Ekim 2011 Perşembe

CUMHURİYETİN ZAMAN YOLCULARI



 Cumhuriyetimiz 88 yaşında. Tarih sahnesinde bir katreden daha büyük olmayan bu süre, biz insanlar için birçok kuşak ve oldukça uzun bir zaman dilimi.


Kurtuluş savaşında çarpışan, cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık eden ve Atatürk’ü gören nesiller artık ebediyete intikal etmiş durumda. Arkadan gelerek orta yaşlarını sürenler veya geçenler iyi kötü onların hatırasını taşıyor, ama gençlerimiz ve çocuklarımız doğal olarak bunlardan habersiz.

Tarih kitaplarından okuyor, ders olarak görüyorlar, bir önceki kuşağın büyüklerinden dinledikleri ve öğrendiklerinden çok azını.

Tabiat hükmünü sürüyor, onu kendi haline bırakalım ve biz cumhuriyetin kurulduğu güne bir zaman yolculuğu yapalım.


29 Teşrinievvel 1339 – 29 Ekim 1923

O gün; Kurtuluş Savaşından çıkmış, Lozan Anlaşmasını imza etmiş ve bağımsızlığını ilân etmiş yeni ve genç Türk Devletinin Meclisi o gün yoğun bir mesai içindedir. Genel Kurula sunulan bir Kanun Tasarısını gündeme almış ve görüşmelere başlamıştır.

Sözkonusu tasarı ile yürürlükte bulunan Teşkilâtı Esasiye Kanununun (yani Anayasanın) Bazı Maddelerinin değiştirilmesi öngörülmektedir. Saatler süren müzakereler sonucunda tasarı kabul edilerek yasalaşır.

Böylece 29 Teşrinievvel 1339 tarih ve 364 sayılı "Teşkilâtı Esasiye Kanunu'nun Bazı Mevadının Tavzihan Tadiline Dair Kanun" (yani 29 Ekim 1923 tarih ve 364 sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununun Bazı Maddelerinin Açıklanarak Düzeltilmesine İlişkin Kanun) ile Anayasanın 1, 2, 4, 10, 11 ve 12 nci maddeleri değiştirilir.

364 sayılı Kanun aşağıdaki şekildedir:

1. Madde: Hâkimiyet bilâkaydü şart (kayıtsız şartsız) milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir (dayanmaktadır). Türkiye Devletinin şekli hükümeti Cumhuriyettir.

2. Madde: Türkiye Devletinin dini, Dini İslâm'dır, resmi lisanı Türkçe'dir.

4. Madde: Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. Meclis Hükümetin inkısam ettiği (taksim ettiği) şuabatı idareyi İcra Vekilleri vasıtasıyla idare eder.

10. Madde: Türkiye Reisicumhuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi Heyeti Umumiyesi tarafından ve kendi azası meyanından (arasından) bir intihap (seçim) devresi için intihap olunur (seçilir). Vazifei Riyaset yeni reisicumhurun intihabına kadar devam eder. Tekrara intihap olunmak caizdir.

11. Madde: Türkiye Reisicumhuru Devletin reisidir. Bu sıfatla lüzum gördükçe Meclise ve Heyeti Vekileye riyaset (başkanlık) eder.

12. Madde: Başvekil (başbakan) reisicumhur tarafından ve Meclis azası meyanından intihap olunur. Diğer vekiller Başvekil tarafından yine meclis azası arasından intihap olunduktan sonra Heyeti Umumiyesi (Bakanlar Kurulu) Reisicumhur tarafından Meclisin tasvibine arz olunur. Meclis hali içtimada (toplantıda) değilse keyfiyeti tasvip Meclisin içtimaına talik olunur (ertelenir).

Yukarıda görüldüğü gibi kabul edilen Kanun ile Teşkilâtı Esasiye Kanununun yani Anayasanın 1 inci maddesinin sonuna: "Türkiye Devletinin Şekl-i Hükümeti Cumhuriyettir" cümlesi ilâve edilmekte ve devletin idare şeklinin Cumhuriyet olduğu kesin hükme bağlanmaktadır.

2 nci madde ise 1921 Anayasasında bulunmayan ek bir maddedir. Devletin dini (İslâm) ve diline (Türkçe) ilişkin hükümler içermektedir.

4 üncü maddede, Türkiye Devletinin Büyük Millet Meclisi tarafından yöneltildiği, Meclisin icra ve idare yetkilerini koruduğu, Meclisin hükümetin yükümlülüğündeki görevleri Bakanlar Kurulu vasıtasıyla yerine getireceğine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.

10 uncu madde ile Cumhurbaşkanının TBMM Genel Kurulu tarafından ve kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçileceği, görev süresi biten cumhurbaşkanının yeniden seçilebileceği hükme bağlanmaktadır.

11 inci maddeye göre de Cumhurbaşkanının devletin başıdır ve bu sıfatla Meclise ve Bakanlar Kuruluna Başkanlık edebilir.

12 nci madde ile de başbakan cumhurbaşkanı tarafından ve meclis üyeleri arasından, diğer bakanlar başbakan tarafından ve yine meclis üyeleri arasından seçilerek cumhurbaşkanı tarafından meclisin onayına sunulacağı hükme bağlanmaktadır. Meclis toplantı halinde değilse onaylama işi meclisin toplanmasına ertelenebilecektir.

İşte Cumhuriyet, TBMM’nin 43. birleşiminde bulunan 158 milletvekilinin oybirliği ile kabul edilen Kanunla 29 Ekim 1923 Pazartesi günü saat 20.30'da "Yaşasın Cumhuriyet" sesleri arasında bu şekilde ilân edilir.

Aynı gün 30 sayılı karar uyarınca Cumhurbaşkanlığı seçimi de yapılır ve Cumhuriyetin ilânından on beş dakika sonra saat 20.45'de, oybirliği ile Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal Paşa Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı seçilir.


Gazi Meclisin Gazi Cumhurbaşkanı Kürsüde

Cumhurbaşkanı seçildikten sonra kürsüye gelen Gazi Mustafa Kemal Paşa aşağıdaki konuşmayı yapar.

"Saygıdeğer arkadaşlar! Dünya çapında önemli ve olağanüstü olaylar karşısında saygıdeğer milletimizin gerçek uyanıklığına ve şuurluluğuna değerli bir belge olan Teşkilâtı Esasiye Kanunu'nun bazı maddelerini açıklığa kavuşturmak için kurulmuş olan özel komisyon tarafından yüksek heyetinize teklif edilen kanun tasarısının kabulü dolayısıyla Türkiye Devletinin zaten bütün dünyaca bilinen bilinmesi gereken mahiyeti milletlerarası adıyla adlandırıldı. Bunun tabiî bir gereği olmak üzere bugüne kadar doğrudan doğruya Meclis Başkanlığınızda bulundurduğunuz arkadaşınıza yaptırdığınız bu görevi Cumhurbaşkanı unvanıyla yine aynı arkadaşınız bu âciz arkadaşınıza tevcih ediyorsunuz. Bu münasebetle şimdiye kadar hakkımda gösterdiğiniz sevgi, samimiyet ve güveni bir defa daha göstermekle yüksek değerbilirliğinizi ispat etmiş oluyorsunuz. Bundan dolayı yüce heyetinize gönlümün bütün samimiyeti ile teşekkürlerimi arz ederim.

Efendiler! Asırlardan beri doğuda haksızlığa ve zulme uğramış olan milletimiz Türk Milleti gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek kabiliyetlerden yoksun zannediliyordu. Son yıllarda milletimizin fiilî olarak gösterdiği kabiliyet istidat ve kavrayış kendi hakkında kötü düşünenlerin ne kadar gafil ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz kendisinde var olan vasıfları ve değeri hükümetin yeni adıyla medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti dünya devletleri arasında tuttuğu yere lâyık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.

Arkadaşlar! Bu yüksek rejimi yaratan Türk Milletinin son dört yıl içinde kazandığı zafer bundan sonra da birkaç misli olmak üzere kendini gösterecektir. Bendeniz kazandığım bu güven ve itimada lâyık olmak için pek önemli gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı arz etmek mecburiyetindeyim. O ihtiyaç yüce heyetinizin şahsıma karşı gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır. Ancak bu sayede ve Tanrının yardımıyla bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde yapabileceğimi ümit ediyorum.

Daima sayın arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir şekilde yapışarak kendimi onların şahıslarından bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım. Daima milletin sevgi ve güvenine dayanarak hep birlikte ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır."

Bu konuşmanın ardından, Mebus Avni Bey (Bozok) "Bir dua yapılsın" teklifinde bulunur, diğer vekillerin de desteklemesi sonrası Karahisar Mebusu (Afyonkarahisar Vekili) Kâmil Efendi kürsüde dua okur.

Cumhuriyetin ilân olunduğu ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ilk Cumhurbaşkanı seçildiği tarihi oturum bu şekilde sona erer.


Bugünkü TBMM’den Geçmişe Selâm

Yukarıda anlatılanların hepsi esasen o günkü oturum tutanaklarında yer alıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi web sitesi, 1908’den itibaren günümüze Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi Meclis Tutanaklarına erişim sağlıyor.

Meclisin kullanıma sunduğu sorgu sistemini kullanarak, 364 sayılı Kanun Metnine, kanunla ilgili yapılan müzakere tutanaklarına ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhurbaşkanı seçildikten sonra kürsüden yaptığı konuşmanın orijinal metnine ulaşabilirsiniz.







Hiç yorum yok: