16 Şubat 2011 Çarşamba

DEĞİŞİMİN GÜCÜ





Doğar, büyür ve ölürüz. Zaman geçer, yaşam devam eder, tabiat hükmünü sürer. Her şey bir başka şeye evrilir gider. Kısacası hiçbir şey durağan değildir bu evrende.

Doğal olanı da; evrenle uyum içinde olmaktır. Zamanın akışına ayak uydurmak, tabiatın hükmünü kabul etmek ve yaşama kendini bırakmaktır.

Mücadele etmek, direnmek değildir. Mücadele etmek; değişebilme gücü demektir.

Siz de değişimin olumlu gücünden faydalanmak ve hayatınızda ilerlemeye devam etmek istiyorsanız. Aşağıdaki olumlamayı kullanabilirsiniz.


DEĞİŞİM OLUMLAMASI / GÖNDERİ: Kadir Tuğtekin OK


“İlerlemem gerektiğinde değişmem de gerekiyordu.


Her değişim bir tür ölümdür ve hiç kimse değişmeden duramaz.”


Bütün evren her an yok olur ve sonra yeniden değişerek var olur.


Ben de değişirim. Her an, her soluk alışımda. Hiçbir zaman bir önceki solukta olduğum kişi olmam.


Hayatın akışına uyum sağlayıp onunla birlikte akarken, hep yenilendiğimi ve olgunlaştığımı bilirim.


Hem hep aynı kalırım, hem de hiçbir zaman bir önceki gibi olmam.

Her şey beni değiştirmek için vardır.


Ciğerlerime dolan hava, attığım adım, okuduğum kitap beni değiştirir.


Eşim beni değiştirir, çocuğum, arkadaşım ve yabancı sandığım kişiler beni değiştirirler.


Ay beni değiştirir, güneş beni değiştirir.


Onlar beni değiştirirken, ben de onların değişimine katkıda bulunan milyonlarca etkiden birini yapmış olurum.


Hepimiz birbirimizi değiştirir ve değişiriz.


Bu ne güzel bir danstır.


Ve ne güzel bir armoni!


Değişerek aynı kalmanın sırrını hissettikçe, boşluğun ve belirsizliğin rüzgârına kendimi bıraktıkça, hayatın beni götürdüğü her anda yeni şeyler bulurum.


Her köşede bir sürpriz, bir hediye ve bir heyecan beni bekler.


Bu değişim içimi ürperttiğinde ve karanlık boşluğa gözlerimi dikip öylece baktığımda yine de bilirim ki, yolumu aydınlatacak bir ışık çıkacaktır bir yerlerden.


Zamanın akışı beni kendi gerçeğime, zamanın içinde gizli duran gerçeğe götürür.


Değişimi severim ve değişerek olurum her an. Önümü göremediğimde, bastığım yeri bilemediğimde yürürüm yine de, gözlerim karanlığa alışıncaya kadar ilerlerim.

Bilirim ki ortalık aydınlandığında ve karanlık dağıldığında, yepyeni bir görüntü bütün berraklığıyla ortaya çıkacaktır.

Değişirken sınırlarımı zorlamak ve kendimi esnetmek zorunda olduğumu bilirim. Konfor alanlarımdan dışarı çıkmak beni zorlayabilir.


Ama sürecin sonunda alacağım ödülün, değişim sırasında çekeceğim sıkıntılara değeceğini bilirim.

Hiç yorum yok: