MARTI VE YOSUN - Özlem Pekcan

Her on yedi dakikada bir bu kapının önünde duralı aşağı yukarı 150 yıl oldu... ....biliyor işte bu gün 24s./17’ boyunca onun ölüm yıldönümü.... devamı

25 Ekim 2010 Pazartesi

ATATÜRK'ÜN ONUNCU YIL NUTKU NEDEN ÖNEMLİDİR?

  
Atatürk'ün el yazısıyla,
10. Yıl Nutku


ATATÜRK'ün, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetimizin kuruluşunun onuncu yılında Ankara'da kutlama törenleri sırasında yaptığı konuşma "Onuncu Yıl Nutku" olarak tarihe geçmiştir.

Büyük bir imparatorluğun çöküşü ile toprakları yağmalanan ve parçalanan, insanları ise köleleştirilmeye çalışılan bir ulusun, yalnızca makus talihini değil, tüm cihan devletlerini de yenerek özgürlüğünü ve onurunu kazandığı bir dönemin kahramanı ve tanığı evlâtlarına hitaben yapılan bu konuşma birçok açıdan önemlidir.

Atatürk'ün; Kurtuluş Savaşını birlikte verdiği, her cephesinde birlikte çarpıştığı milletine vefası, sevgisi ve inancı, her cümlesinde kendini gösterir. Bir yandan verilen mücadelenin ne derece büyük ve fedakârca olduğunu anlatırken, bir yandan da gelecek için hedefler belirler.

Büyük bir savaştan zaferle ama ağır bir yıkımla çıkmış bir millete, ilerleme, gelişme ve çağdaşlaşma yolunda yapılması gerekenleri anlatırken, güvendiği tek dayanak başından beri olduğu gibi yine milletinin kendisidir.

Çağdaş ve ileri bir medeniyet seviyesine ulaşmanın yolu olarak refah, ilim, fen, kültür ve sanata vurgu yapar. Diğer taraftan sonsuza kadar yaşayacak bir cumhuriyetin anahtarı; milli birlik ve beraberlik, ortak idealler peşinde hareket etmek, onlar uğruna hiçbir fedakârlıktan kaçınmaksızın savaşmaktır.

Ulu Önder; konuşmasını bir millet için olabilecek en güzel temenni ile sonsuza kadar yaşayacak bir cumhuriyette nice şerefler, başarılar, mutluluklar, huzur ve refah dileyerek "Ne Mutlu Türk'üm diyene" sözleriyle bitirir.

Atatürk'ün 10. Yıl Nutku, sadece bizler için değil, günlük gaileler içinde büyük hedeflerinden uzaklaşan, kim olduğunu unutan ve iç- dış tehlikeler karşısında dikkati dağılarak zaman zaman yolunu kaybeden her millet için örnek alınacak bir "yapılacaklar listesi", başarıya götürecek en kısa "yol haritası"dır.

Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümünü kutlayacağımız bu hafta; kutlamalar, törenler, konuşmalar ve mesajlar kadar, hatta daha da fazla ihtiyacımız; bizi bizden daha iyi anlatan, unuttuklarımızı hatırlatan ve aradan geçen onca yıla karşın bize yol gösteren, hedefler koyan bu konuşmadır.

Bu bakımdan; Atatürk'ün Cumhuriyetin 10. yılında yaptığı konuşmayı gösterir aşağıdaki filmi izlemenizi ve metnini bir kez daha okumanızı şiddetle öneririz.

Kim olduğumuzu sanıyoruz, ama kimiz? Ne yapıyoruz, ama ne yapmalıyız? Atatürk biliyordu...




10. YIL NUTKU
"Türk Milleti,

Kurtuluş Savaşı'nı başladığımızın on beşinci yılındayız. Bu gün Cumhuriyet'imizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu Olsun!

Bu anda büyük Türk Milletinin bir bireyi olarak bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.

Yurttaşlarım,
Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan, Türkiye Cumhuriyeti'dir.

Bundaki başarıyı Türk Milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve birlik olarak kararlı yürümesine borçluyuz.

Fakat yaptıklarımızı asla yeterli görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunda ve kararındayız. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve en uygar ülkeleri düzeyine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah araç ve gereçlerine sahip kılacağız. Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız.

Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş yüzyılların gevşetici anlayışına göre değil, yüzyılımızın hız ve hareket kavramına göre düşünülmelidir. Geçen zamana oranla, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda başarılı olacağımıza asla şüphem yoktur. Çünkü, Türk Milletinin karakteri yüksektir; Türk Milleti çalışkandır. Türk Milleti zekidir. Çünkü Türk Milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü Türk Milletinin yürümekte olduğu gelişme ve uygarlık yolunda, elinde tuttuğu meşale, fen bilimidir. Şunu da önemle belirtmeliyim ki, yüksek bir insan toplumu olan Türk Milletinin tarihsel bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, yaradılışından gelen zekâsını, bilime bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu sürekli olarak her türlü araç ve önlemler besleyerek geliştirmek milli ülkümüzdür.

Türk Milletine çok yaraşan bu ülkü, onu bütün insanlığa gerçek huzurun sağlanması yolunda kendisine düşen uygarlık görevini görevini yapmakta başarılı kılacaktır.

Büyük Türk Milleti,
On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde başarı vaad eden çok sözlerimi işittin. Mutluyum ki bu sözlerimin hiç birinde, milletimin hakkımdaki güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.

Bu gün aynı inan ve kesinlikle söylüyorum ki, milli ülküye tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk Milletinin büyük millet olduğunu bütün uygar dünya, az zamanda bir kez daha tanıyacaktır.

Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük uygarlık niteliği ve büyük ugarlık yeteneği, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Türk Milleti,
Sonsuzluğa akıp giden her on yılda, bu büyük billet bayramını daha büyük şereflerle, mutluluklarla huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türk'üm diyene!"

Hiç yorum yok: