12 Haziran 2014 Perşembe

ORTA YAŞ SENDROMU!







Derin AKTAN


Geçenlerde ofiste çalışıyorum, telefon çaldı. Açtım, karşımda tanımadığım bir erkek sesi… Derdini anlattı epey süre, gereken notları aldım, ne yapması gerektiğini söyledim, artık kapatmak üzereyken nedense karşımdakinin lâfı uzatası tuttu.

-“Ben daha önce gelmiştim sizin oraya,”dedi. “İki bayan vardı biri genç, diğeri de orta yaşlı. Siz genç olansınız herhalde değil mi?”

Bir an durakladım, aslında biz iki bayan da aynı yaşlardayız… Adamın, kur yaparak aklınca işinin takibini garantiye almak istediğini anladığımdan olacak:
-“Hayır, diğeri,” diye cevapladım soruyu.

Ses şaşaladı bir an: -“Nasıl yani?”
-“Ben,” dedim hınzırca “genç olan değil, orta yaşlı olan bayanım.”

Karşıda derin bir sessizlik oldu; “tüh baltayı taşa vurduk” hissini ahizeden ben bile aldım. Ondan sonra fazla uzatmadan telefonu kapattı adam.

Kendi çıkarı için yaptığı ucuz numarayı adamın başına geçirmekten büyük bir haz aldığımı itiraf etmeliyim. Bundan sonra böyle şeyler yaparken bir değil iki defa düşünür herhalde. Şu anda sırf boşboğazlığı yüzünden işinin akıbeti konusunda dokuz doğurduğundan eminim!

Öte yandan, bu olay benim de hiç farkında olmadığım bir şeyi idrak etmeme neden oldu: Kırk yaşını birkaç (!) sene geçmiş biri olarak, artık gerçekten de orta yaşlı bir kadınım ben!

Fakat bir sorunum var: Kendimi hiç de orta yaşlı bir kadın gibi hissetmiyorum! Yani artık otuzlu yaşlarında genç bir kadın olmadığımın gayet bilincindeyim, fakat şu orta yaş kavramı da kavramıyor beni bir türlü.

****

Yukarıdaki sözlerin sahibi, benim çocukluk arkadaşım. Geçen haftaki buluşmamızda, sohbetimizin büyük bölümünü bu olay kapsadı.

Bir taraftan erkeklerin istediklerini elde etmek için neden böyle yöntemlere başvurduğunu tartıştık, bir taraftan da genç ile orta yaş arasında daha “orta” bir tanım olabilir mi diye konuştuk.

Öncelikle; erkeklerin bazen feci şekilde aptal durumuna düştükleri kanaatine vardık ve bir araya gelip de erkekleri çekiştiren tüm kadınlar gibi başka bir sürü örneği hatırlayıp çok güldük.

Bu arada, ne kadar uğraşsak da genç ile orta yaş arasında kendimizi daha iyi hissettirecek bir tanım bulamadık maalesef. Sonuçta, “ya biz buna alışacağız ya da o zamana kadar yeni bir şey bulacağız” dedik. Bu da bizi çok ümitlendirdi doğrusu!


1 yorum:

Tedbir Abla dedi ki...

Ruhun yaşının olmadığını, yaşın da görceli bir kavram olduğunu fikrine ne dersiniz? Kavramlar zamana göre değişir önemli olan nasıl hissetiğinizdir.
Yelda S.