6 Mayıs 2010 Perşembe

HIZIR İLE İLYAS BULUŞTUĞUNDA

Yelda S.

Baharın sona erişi ve yazın başlangıcı olarak kutlanan Hıdırellez’le birlikte, havadaki, topraktaki değişimi fark etmişsinizdir. Yaz döngüsüne girdi ve kendini hissettiremeye başladı. Doğadaki bu değişim enerji olarak da hissedilebilmektedir. Değişen ve yükselen enerji yeni başlangıçlara da bir vesile olabilir.

Hıdırellez’le ilgili, muhtemelen sizin de bildiğiniz bir hikâyeyi anlatmak istiyorum. Büyük İskender ordularına “ab-ı hayat”ı yani ölümsüzlük suyunu bulmalarını emreder. Askerler, uzun bir zaman ararlar ve büyük bir bıkkınlıkla geri dönerler.

Ancak iki asker, aramaya devam eder, çok yoruldukları bir gün bir dere kenarında otururken kurutulmuş balıklarını yiyip kılçıklarını suya attıklarında balıklar canlanır. Ab-ı hayat’ı bulmuşlardır. Büyük İskender olanları duyduğu vakit askerlerine onları bulmalarını emrettiğinde bizim iki asker ortadan kaybolup, sırra kadem basar.

Bir inanca göre, bu iki askerden Hızır karada, İlyas denizde yardıma muhtaçların yardımına yetişir, yılda bir kez, Hıdırellez’de bir araya gelirler, gül ağaçlarına asılan veya toprağına saklanan dilek ve istekleri toplayarak yerine getirirler. 5 Mayıs akşamı bu ritüeli ben de yerine getirdim. Dileklerimi yazarak ve çizerek ifade ettim, bir gül ağacının dibine gömdüm.

Evrenin sihirli ve gizemli gecesine isteklerimi emanet ettim. Dileklerimin hızlı bir şekilde yerine geleceğini inanarak gelişmeleri beklemekteyim. Baharın sona erdiği, yazın başladığı bu geceye bir rituelle katılmış olmanın keyfine vardım.

Hikâyenin de anlattığı gibi inanç motivasyonu arttırmaktadır. Motivasyonumuz yüksekken hayatımıza katıklarımız da artmaktadır. Sizi motive eden saik ne olursa olsun önemli olan bir şeyi yapmaktır. Zira hayatımız yaptıklarımızla zenginleşebilir.

Dileklerinizin hayatınızda güzellikleri çoğaltarak, hayırlı sonuçlar doğurmasını dilerim.

Hıdırellez kutlu olsun!

Hiç yorum yok: