20 Ekim 2009 Salı

TANRININ HELİKOPTERİ - Derin Aktan


Beni çok güldüren ama aynı zamanda da içinde bir hayat dersi sakladığına inandığın bir fıkrayı sizinle paylaşmak istiyorum, tabii ki kendi anlatımımla.

Küçük bir köy kilisesinde görev yapan rahip, çok iyi ve çok inançlı biriymiş. Bütün köy halkı bunu bilir ve rahibi de çok severmiş. Yalnız rahibin bir kusuru varmış, o da çok inatçı olmasıymış.

Her sonbaharda iklim gereği o bölgede anormal yağışlar olurmuş. Yine bir sonbaharda günlerce yağmur yağmış ve önce evleri su basmış.

Derken olay iyice kontrolden çıkmış ve sular iyice yükselmiş. Köylüler kendilerini kurtarmak için kayıklara doluşmuşlar, kilisenin önünden geçerken rahibi de almak istemişler.

Ama o demiş ki:
"Siz gidin, Tanrı beni kurtarır!"

Tüm köy boşalmış, bir tek rahip kalmış kilisede. Köylüler bakmışlar ki olacak gibi değil, tekrar kayıkla rahibi almaya gelmişler. Rahip kilisenin balkonuna çıkmış o sırada, sular o kadar yükselmiş çünkü. Kendisini almaya gelenlere yine aynı şeyi söylemiş:

"Siz gidin, Tanrı beni kurtarır!"

Ülkenin dört bir yanından kurtarma ekipleri bölgeye akın etmeye başlamış insanları kurtarmak için. Bizim rahip de artık kilisenin çatısındaymış, bu sefer helikopterle gelmişler.

"Gidin siz, " demiş yine gelenlere "Tanrı beni kurtarır!"

En nihayetinde, o bölgedeki tüm yerleşim yerleri sular altında kalmış ve rahip de boğularak ölmüş.

Cennetin kapısında melekler karşılamış rahibi.

"Hoş geldin, sen yaşarken çok iyi bir kuldun, o yüzden cennete gideceksin!" demişler.

Rahip kızgın:
"İstemiyorum ben sizin cennetinizi falan" diye cevap vermiş "madem o kadar iyi bir kuldum da neden kurtarmadı beni sizin Tanrınız!"

Birden bir gürleme duyulmuş:
"E be Tanrı kulu, daha ne yapsaydım, sana iki kayık, bir helikopter gönderdim!"


Hayat her zaman göründüğü gibi akmaz. Sıkıntılarımız bizi boğarken, belki de bir fırsat barındırmaktadır. Bu öyle bir şeydir ki tüm yaşantımızı kökünden değiştirecek güce sahiptir ve sadece keşfedilmesi gerekmektedir.

Ama bazen bizler aynen fıkradaki rahip gibi beklentilerimize kendimizi o kadar kaptırırız ki, burnumuzun ucunda mucizeler gerçekleşirken hiç görmez, hayıflanmaya ve mutsuz olmaya devam ederiz.

Oysa belki de o sırada bizi bulunduğumuz durumdan kurtaracak bir kayık veya helikopter kaçırmaktayızdır. Ya da ayağımızı çarptığımız taşın, bir altın kesesi olduğunun farkında değilizdir.

Yani mesele sadece hayatın zorluklarına hazır olmak değildir, aynı zamanda hayatın sunduğu fırsatları yakalamaya da hazır olmaktır.

Peki ya siz, helikoptere binmeye hazır mısınız?

Hiç yorum yok: