15 Temmuz 2009 Çarşamba

GERÇEK VAMPİRLER

Derin Aktan
Sarımsak veya kutsanmış su bu insanlara işlemez!

.... sakın siz de vampir olmayın!

Gerçek vampirler aramızda olabilir. Belki patronunuz, belki çok yakın bir arkadaşınız, kocanız veya çocuğunuz, onların farkında mısınız?

İnsanın hayal gücü geliştikçe, bilim ve teknoloji ilerliyor. Bilim ve teknoloji ilerledikçe, hayal gücü sınır tanımaz hale geliyor.

Böylece hayatın her alanı zenginleşiyor ve çeşitleniyor. Bu durum özellikle görsel-işitsel sanatlarda daha çok kendini gösteriyor. Eski efsaneler canlanıyor ya da fütürist anlatımlar gerçeği yakalıyor.

Bu alanın vazgeçilmez konularından biri de kuşkusuz vampir hikâyeleri. Vampirlerle savaşan kahramanlar veya anti-kahraman vampirler, kitaplarda, filmlerde ve hatta dizilerde kendilerine yer buluyorlar, geniş kitlelere kolaylıkla ulaşabiliyorlar.

Şu son günlerde, özel tv kanallarından birinde benim de izlediğim böyle bir dizi var. Pek hoşuma gidiyor doğrusu. Sonsuz yaşamın sırrına bir şekilde erişmiş, ama kefaret olarak ruhunu kaybetmiş varlıklarla, insanlar dünyasının karşılaşması....

Geçen gece yine aynı diziyi seyrederken, kendi mi şöyle düşünürken buldum: Bu hayali varlıkları izlemek iyi de, peki ya gerçek yaşamdaki gerçek vampirler? Onların farkında mıyız?

Bu insanlar tabii ki de, kanımızı emmezler, ama ilişki dinamikleriyle bizi sömürüp iliğimizi kemiğinizi kurutabilirler. Asla doymayan bir iştah ve tatmin olmaz bir kişilikle her şeyi ister ve dibine kadar tüketirler. Bu yüzden de vampir gibidirler.

Peki nasıl tespit edeceğiz bu kişileri? İşte tecrübelerimin bana gösterdiği bazı ortak özellikler:

Çıkarcı ve sömürgendirler: Tüm ilişkileri almak üzerine kurgulanmıştır. Dolayısıyla kazandığınızı sandığınız anda bile aslında veriyorsunuzdur. (Örn. Verdiğiniz bir borcu geri alırken, kendinizi ona öncekinden daha fazla para verirken bulabilirsiniz.)

Beyin yıkarlar: Hiç durmadan aynı şeyleri farklı şekillerde anlatırlar. Çok alâkasız gibi görünen hikâyelerin bile yaptırmak ya da elde etmek istedikleriyle doğrudan bir ilgisi vardır. (Örn. Bir başkasının terfisini överken, aslında kendisinin o makama gelmesi gerektiğini anlatıyordur.)

Daima haklıdırlar: Onlar her zaman haklıdırlar. En büyük hatalarının, söyledikleri yalanın bile bir sebebi vardır. Ve siz dinlediğinizde muhakkak hak verirsiniz. Ama bir başkası asla aynı şekilde davranamaz! (Örn. Bir dostunun sırrını açık etmesinin sebebi, o dostunun ona ihanet etmiş olmasıdır. Peki hain kim şimdi?)

Her zaman haksızlığa uğrarlar: İnsanlar onları çekemez ve kıskanırlar bu yüzden de hep haksızlık yaparlar. Yani hiç ders almazlar, olanlar hep başkaları yüzündendir. “Ne ekersen, onu biçersin” atasözü onlara işlemez! (Örn. Komşusunun kendisine küsmesinin nedeni çekememezliktir, konun yaptığı dedikodularla ilgisi yoktur!)

Hep “En”dirler: En zeki, en çekici, en akıllı; en “ne” ise o’durlar. Bu yüzden de, tüm “en”leri onlar hak ederler. En iyi işi, en güzel eşi, en büyük evi, en çok parayı vs. (Örn. En çalışkan o’dur, en zeki o’dur, bu yüzden de işyerinde en iyi olan ne varsa hepsini o hak etmiştir, sizin veya başkasının ne yaptığı mühim değil!)

En önemlisi de;

Enerjinizi çekerler: Bu kişiler, kimi zaman zorla kimi zaman güzellikle ama sürekli kendileriyle sizi meşgul ederek, enerjinizi tüketirler. Tüm dikkatleri ve yaşam amaçları kendilerine yönelik olduğundan, herkes ve her şeyin de etraflarında dönmesini isterler. Bunu gerçekleştirmek için her şeyi ve herkesi kullanırlar. Bunun için bir tek kişinin enerjisi yeterli olmayacağından, buldukları herkesin yaşam enerjisini ve gücünü de bu iş için kullanmaktan çekinmezler.

Bu özellikler size bir şey hatırlatıyor mu? Tanıdığınız birilerini veya bir yakınınızı? Tebrikler!
Sizin de etrafınızda bir vampir var!

Öncelikle belirtmeliyim ki: Sarımsak veya kutsanmış su bu insanlara işlemez!

(Tahta kazık veya gümüş kurşun gibi şeyler de tehlikeli ve istenmeyen sonuçlar doğurabilir!)


Şaka bir yana, bir ilişkiyi düzenlemenin en iyi yolu, o ilişkide olan biteni tespit edebilmektir. Bu tür insanları kolaylıkla hayatınızdan çıkarabileceğiniz gibi bazen bu hiç mümkün olamayabilir.

İlişkinin seyrini de bu durum belirler aslında. Ama her ne olursa olsun yapmanız gereken iki şey var bence:

1. “Hayır” demesini öğrenin. Doğru zamanda ve doğru şekilde “hayır” diyebilmek, sanıldığının aksine iletişimi olumlu bir şekilde etkileyebilir, çift taraflı uyum sağlayabilir (siz ve vampiriniz).

2. Enerjinizi koruyun. Sahip olduğunuz yaşam enerjisinin farkına varın ve onun başkaları tarafından tüketilmesine izin vermeyin. Bu, diğerleriyle aranızda doğal bir sınır yaratır ve kişisel alanınızın belirgin hale gelmesini sağlar.

Bir de kitap önerim var. Duygusal Vampirler: Sizi Bitirip Tüketen İnsanlarla Başa Çıkmak (Yazan: Psikolog Albert J. Bernstein). Muhakkak bulun ve okuyun. Her şeyden önce insan ilişkileri hakkında oldukça öğretici bir o kadar da farkındalık artırıcı bir kitap.

Son söz: Bunları yaparken esası kaybetmeyin. Canavarlarla boğuşurken bir canavara dönüşmeyin. Yani, sakın siz de vampir olmayın!

2 yorum:

Adsız dedi ki...

bu yazdıklarınız gerçekmi? kaç tane vampir tanıorsunuz da bu yorumları çıkardınız? aslında çıkarcı insanları mı kasdediyorsunuz vampir derken? yoksa bir hikayemi bu?

Derin Aktan dedi ki...

gerçekten de insanların pozitif enerjilerini tüketerek yaşayan, bir anlamda vampir karakterli insanlarla karşılaştım ben. bu açıdan yazılanlar hikâye değil...