23 Haziran 2009 Salı

POZİTİF DÜŞÜNCE NEDİR, NE DEĞİLDİR?


Kadir Tuğtekin Ok

.....Zihin, ne umuyorsa onu bulur.
.....Pozitif düşünce sadece bir haritadır.
Pozitif düşünce, sahip olduğumuz yargıların, fikirlerin, kullandığımız sözcüklerin başarıya ve gelişime doğrudan etki ettiğine inanan zihinsel yaklaşımdır. İyi ve olumlu sonuçlar ummak, bir zihinsel yaklaşımdır mesela… Pozitif zihnin beklentisi mutluluk, neşe, sağlık ve başarıdır. Zihin, ne umuyorsa onu bulur. Herkes pozitif düşüncenin gücüne inanmaz. Saçma ve faydasız bulur kimileri. Pozitif düşüncenin gücüne inanan insanların bir kısmı ise bu gücü nasıl kullanacaklarını bilmezler.

Aşağıdaki hikâye pozitif düşünce gücüne güzel bir örnek…
Bay A bir iş başvurusunda bulunmuştu. Ancak kendisine güvenmediği, kendisini başarısız bulduğu için işe kabul edilmeyeceğinden emindi. Başvuruda bulunan diğer kişilerin kendisinden daha başarılı olduğunu, seçilecek kişinin kesinlikle onlardan biri olacağını düşünüyordu. Mülâkat öncesindeki bir hafta boyunca zihnin olumsuz düşüncelerle ve başaramayacağına yönelik korkularla doldurdu. Reddedileceğinden emindi neredeyse. Mülâkat günü geç kalktı. Giymek istediği gömleğin kirli olduğunu fark etti. Diğer gömleğinin ise ütüye ihtiyacı vardı. Acelesi olduğu için kırışık gömleği giyip dışarı çıktı. Mülâkat boyunca oldukça gergindi. Bir taraftan buruşuk gömleğini düşünüyor, bir taraftan da şimdi kabul edilmediğini söyleyecekler diye telaşa kapılıyordu. Karnı da açtı, çünkü kahvaltı edecek vakti bulamamıştı. Tüm bu negatif düşünceleri mülakat sırasınca davranışlarına da yansımış ve kötü bir etki bırakmıştı. Sonuçta işe kabul edilmedi.

Bay B de aynı iş için müracaat etmişti. Fakat çok daha fazla pozitif bir yaklaşımı vardı. İşe kabul edileceğinden emindi. Mülâkat öncesi hafta boyunca işe kabul edildiği anı gözünde canlandırdı. Mülâkat tan önceki gecede giyeceklerini hazırladı. Erken kalkması gerekiyordu. Bu nedenle erken yattı. Mülâkat sabahı, uykusunu almış olarak kalktı. Kahvaltısını yaptı ve mülâkat yerine vaktinden önce vardı. Sonuç olarak işe kabul edildi. Çünkü iyi bir izlenim yaratmıştı.

Aslında Bay A ve Bay B tecrübe, iş yeterliliği ve donanım açısından benzer niteliklere sahiptiler. Fakat Bay B, zihnindeki pozitif düşüncenin gücü ve yaydığı enerji ile işe alınan taraf olmuştu.

Pozitif düşüncenin varlığına inanmayan veyahut inanıp da nasıl uygulayacağı konusunda herhangi bir fikri olmayan kişiler bu ve benzeri birçok hikâyeyi defalarca okumuş dinlemişlerdir. Ancak üstteki hikâyeden yola çıkarak analizi yapmak gerekirse, genelde söyledikleri ilk cümle “al hadi olumlu düşünüyorum ben işe alınacağım diyorum oldu mu alacaklar mı beni çok saçma abi” gibi bir tavır takınır.

Oysa pozitif düşünce kesinlikle böyle bir şey değildir. Pozitif düşünce sadece bir haritadır. Siz o haritayı doğru okursanız yolunuzu bulursunuz. Aksi takdirde haritanız var diye asla olmak istediğiniz yerde olamazsınız.
Öncelikle amacınızın ne olduğunu cümle kurarak kendinize ifade etmelisiniz.
“Ben bu sınavı geçeceğim”
“Bu maçı kazanacağız”

Net bir şekilde, şüphe taşımaz bir şekilde isteğinizi dile getirmelisiniz. Bir sonra ki adımda ise peki seçtiğim bu noktaya ulaşmam için yapmam gereken nedir sorusunu yanıtlamalısınız. Başka hiçbir yan etkeni düşünmeden sadece sizin ne yapmanız gerektiğini düşünerek. Sınava girecek öğrenci hoca zor sorar mı ya da şuradan sorar buradan sormaz mı diye kafa karıştırıcı etkenlerle uğraşmadan hedefinize yönlendirici yolu çizmeniz gerekmektedir. Alternatif hiçbir çözüm düşünülmeden direk çözüme odaklanılmalıdır.
İşte pozitif düşünce ancak böyle gerçekleşir.
Tek ve net hedeflere odaklanma ile gerçekleşir.

Ya İstiklal ya ölüm!
Çanakkale geçilmez!
Geldikleri gibi gidecekler!

Tıpkı bunlar gibi cümleler dile getirildiği vakit, dinleyenleri de etkisi altına alan bir büyü yaratacaktır pozitif düşünce….

NOT: Hikâye, Beyin Gücü dergisinden alınmıştır.

Hiç yorum yok: