25 Mayıs 2009 Pazartesi

Pazartesi soruları:

Aydınlıklara kavuşmak için, mutlaka yanmak mı gerek?

1 yorum:

Yaşar dedi ki...

Efeniiim, şimdi başka bir açıdan bakmamız sakıncalı olabileceği için, ben biraz yumuşak açıdan yaklaşayım olaya..

Aydınlıklara ulaşmak için mutlaka yanmak gerekir tezi teoride geçerli olmasa bile, pratikte geçerlidir.

İnsanların aydınlıklara erismesi, aklını kullanarak yanmadan da mümkündür. Ancak günümüz bireylerinin ve gençliğinin zeka, kültür ve bilinç düzeyi;top 10 listeleri, moda markalar-mekanlar, etiketler, erkek/kız arkadaş skoru düzeyini aşamamakta; baş adlı vücud bölümünü, içinde düşünme işlevine sahip beyini korumak ve taşımaktan öte, vücudun estetik tamamlayıcısı olarak algılamaktadır. Hatta çok uçlardaki bir kısmı, beyin sözcüğünün sadece bir salata malzemesi olarak anlamını bilmektedir.

Bu algılamayı kıracak, beyni geliştirecek, bencillik ve sorumsuzluktan kişiyi kurtaracak ve yaşamın doğrularını anlamamızı sağlayacak kültürel gelişim için gerekli kitap okuma alışkanlığı da olmayınca, doğal olarak pratikte insanlar, aydınlıklara kafalarını duvara vura vura, yana yana kavuşabilmektedir.

Eee, bu arada kimi kafalarda kırılmaktadır. Ama ne çare? Beyinin düşünmeye yaradığını keşfeden küçük bir miktar azınlık ise, olayları geniş açıdan tüm yönleriyle düşünme, iyi planlama, bu planlamaya dayalı eylemler bütünü ile aydınlıklara yanmadan ulaşabilmektedir.

Bu yazıyı okuyan herkesin kendini bu azınlığın ferdi olarak tanımlayacağını biliyorum.:)))